Enerji Nakil Hatlarının Katılım Payı Ödenmeksizin Kullanılması Hk.

T.C.
Yargıtay
11. Hukuk Dairesi
E: 2016/12726 K: 2018/1142 K.T.: 15.02.2018
Özet: 

Uyuşmazlık, davacıya ait enerji nakil hatlarının katılım payı ve bakım-onarım bedeli ödenmeksizin kullanıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davalı tarafından kullanılan enerji nakil hatlarının bakım ve onarımının müvekkili tarafından yapıldığını ileri sürerek katılım payı ile birlikte ayrıca bakım ve onarım masraflarını da talep etmiştir.
Dava konusu enerji nakil hatlarının bakım ve onarımının davacı tarafından yapıldığına dair delil bulunmamaktadır.
Mahkemece, davalının savunması karşısında enerji nakil hatlarının bakım ve onarımının davacı tarafından yapıldığının ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacının dava konu ve davalı tarafından kullanıldığı sabit olan enerji nakil hatlarının bakım ve onarımını yaptığı iddiasını ispatlayamadığı gözetilerek davacının bakım ve onarım bedeline yönelik talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi kararın bozulmasını gerekmiştir.
Taraflar arasında görülen davada ….. 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/12/2014 tarih ve 2012/370-2014/521 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumun mülkiyetinde bulunan enerji nakil hatlarından, müvekkili kurumun muvafakatinin alınması ve hat katılım payı ödenmesi koşuluyla elektrik dağıtımı yapan kuruluşlarca üçüncü kişilere müstakil abonelikler tesis edilebileceğini, müstakil aboneliklerle enerji nakil hatlarının kullanılması karşılığında müvekkili kurumun yönetim kurulunca belirlenen tarifeye göre hesaplanan hat katılım payının ve bakım işletme masraflarının müvekkili kuruma ödenmesinin gerektiğini, elektrik dağıtım firmalarının müvekkiline ait enerji nakil hatları üzerinde herhangi bir müşterisinin bağlantı talebini karşılamaksızın kendi ihtiyaçları için kullanımları durumununda üçüncü kişi kullanımı gibi değerlendirildiğini, bu nedenle davalının belirtilen enerji nakil hatlarından enerji kullanması halinde müvekkiline hat katılım payı ödemek zorunda olduğunu, bu kapsamda davalının….enerji nakil hattından müvekkilinin bilgisi dışında ve katılım payını ödemeksizin 04.07.2002 tarihinden itibaren enerji kullandığının tespit edildiğini ileri sürerek, 8.856,46 TL’nin 04.07.2002 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faizi ve diğer ferileri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve zamanaşımına uğradığını, söz konusu enerji nakil branşman hatlarının bir kısmının müvekkili tarafından diğer abonelere elektrik enerjisi sağlamak için kullanıldığını, bu hatların bakım ve onarımlarının müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini ve karşılığında davacıdan bedel talep edilmediğini, söz konusu hatların davacıya ait olduğunun da kanıtlanmadığını, müvekkilinin davacıya hat katılım payı ödemek zorunda bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz tarafından verilen bozma kararına uyularak, dava konusu hatların mülkiyetinin davacıya ait olduğu, davalının enerji dağıtım hizmetinden yararlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.718,15.-TL’nin KDV’si ile birlikte dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacıya ait enerji nakil hatlarının katılım payı ve bakım-onarım bedeli ödenmeksizin kullanıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, davacının katılım payı talebiyle birlikte ayrıca bakım ve onarım masrafı talebi de kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili, davalı tarafından kullanılan enerji nakil hatlarının bakım ve onarımının müvekkili tarafından yapıldığını ileri sürerek katılım payı ile birlikte ayrıca bakım ve onarım masraflarını da talep etmiş, davalı vekili ise müvekkili tarafından kullanılan dava konusu enerji nakil hatlarının bakım ve onarımının müvekkili tarafından yapıldığını, davacı tarafından bakım ve onarımın hiçbir zaman yapılmadığını savunmuştur. Ayrıca, dosya kapsamında, dava konusu enerji nakil hatlarının bakım ve onarımının davacı tarafından yapıldığına dair delil bulunmamaktadır. Bu durumda, mahkemece, davalının savunması karşısında enerji nakil hatlarının bakım ve onarımının davacı tarafından yapıldığının ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacının dava konu ve davalı tarafından kullanıldığı sabit olan enerji nakil hatlarının bakım ve onarımını yaptığı iddiasını ispatlayamadığı gözetilerek davacının bakım ve onarım bedeline yönelik talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, davacı tarafça dava dilekçesinde faiz oranı olarak reeskont faizi talep edilerek fazlaya ilişkin faiz oranı yönünden zımnen feragat edildiği anlaşılmaktadır. Dava, ticari dava niteliğinde olduğundan bu davaya konu alacağa 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi uyarınca avans faizi oranlarının uygulanması mümkün iken, davacı, avans faizi oranından farklı oranlarda seyreden reeskont faizini istemiştir. Bu durumda, mahkemece davacının talebiyle bağlı kalınarak, kabul edilen miktarın avans faizini geçmemek üzere reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: